tarz2 destek 08503020912 0 (850) 302 0912
0 0
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
Kapat
Ara

Buse Toptaş ile İkinci El Giyim, Sade, Atıksız ve Tasarruflu Yaşam Üzerine

Sosyolog Buse Toptaş ile sade, tasarruflu ve atıksız yaşam, tüketim kültürü, ikinci el giyim ve Tarz2 ile ilgili bir röportaj yaptık. 

 

 

Bize kendinizden bahseder misiniz?

 

28 yaşındayım. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunuyum. İki buçuk yıllık bir devlet dairesi tecrübem var fakat bir süre önce işimden istifa ettim. Şimdi YouTube kanalımda, hayata dair keşfettiklerimi paylaşıyorum. Bunun dışında, bu yıl ‘’Aile Danışmanlığı’’ üzerine bir yüksek lisans programına başladım.

 

Sade yaşama geçiş yapmaya ilk ne zaman karar vermiştiniz? Sizi buna iten sebepler neydi?

 

Uzun süredir sade yaşamın bana ferahlık getireceği bilincindeydim. Ara ara bu konuyla ilgili küçük denemelerim oldu. Sade yaşama geçişimi körükleyenlerin başında evlenmek ve işimden istifa etmek geliyor. Ev, üstüme üstüme gelmeye başlamıştı. Bu kadar çok eşyam olması gerekmiyordu. Bir evin temizliğini bu kadar eşya arasında yapmak pek kolay olmuyor. Sadeleşme denildiğinde aklımıza sadece eşyalar ve gardırop gelmemeli. Düşündüğümüz zaman, birçok alanda sürekli bir ihtiyaç halinde olduğumuzu görebiliriz. Hayatın her alanında uygulayabileceğiniz bir süreç aslında. Bunu içselleştirmek gerekiyor. Kıyafetlerinizi sadeleştirdiğinizde, onun ferahlığını yaşadıkça, bir sonraki adımda evinizi sadeleştirmeye başlıyorsunuz, sonrasında ise hayatınızdaki insanları azaltabiliyorsunuz. Zamanımızın çok fazla bölünmesini istemeyebiliyoruz. Bunun bir sonu yok, bu bir süreç.

   

Tüketimin günden güne arttığı bu dönemde özellikle sosyal medyada sadeleşme akımı başladı. Sizce insanlar neden sadeleşmek, ferahlamak istiyor?

 

Konuya bir sosyolog olarak baktığımda, toplumumuzda hem sade hem de gösterişli bir yaşamın var olduğunu söyleyebilirim. Hem kendi deneyimlerimiz hem de sosyal medyada bu akımın popülerleşmesi daha çok farkındalık oluşturmamızı sağladı. Sosyal medya bizi tüketime yönlendirdiği gibi minimal olmaya da yönlendiriyor. İnsanlar bana kalırsa sadeleşmeye önce sosyal medya tüketim alışkanlıklarından başlamalılar, haber alma kaynaklarını gözden geçirmeliler. Bizi etkileyen, uyaran çok kanal var ve bilgi arttıkça rasyonelliği daha çok tartışılır hale gelebiliyor.

 

Bizi daha çok tüketmeye sevk eden, satın alma arzumuzu tetikleyen etkenler nelerdir? Boşluklarımızı ya da eksikliklerimizi kapatmak için alışveriş yapıyor olabilir miyiz?

 

Toplumumuzda lüksler ihtiyaç haline getirilmiştir. Reklam ve marka stratejileri, lüks olan birçok malı ihtiyaç haline getirip sunmaktadır. Burada ‘’Konfor Alanı’’ kavramı işin içine giriyor. Konfor alanından çıktıkça yalnızca gerçekten ihtiyacınız olanlarla yaşayabiliyorsunuz ancak konfor alanından çıkmadığınızda tüketim odaklı, lüksün ihtiyaç halini aldığı bir yaşam sürebiliyorsunuz. Bizler, duygusal yeme bozukluğu gibi duygusal alışveriş yapıyoruz. Sosyal medyada gördüğümüz profiller gibi olmak istiyoruz. Özgüven ya da prestij kazanmak için belirli markaların ürünlerini satın alabiliyoruz. Sonra gardırobumuzu açtığımızda o kıyafetleri neden aldığımızı sorguluyoruz. Çünkü o kıyafetleri farklı zamanlarda farklı ruh halleriyle satın almış oluyoruz. Teknoloji geliştikçe hayatımızın kolaylaşması bize bir konfor alanı yarattı. Örneğin; evinizde bir çamaşır makinesi var ve işlevini yerine getirebiliyor. Fakat günümüzde ev işlerini yapabilecek robotların geliştirilmesinden söz ediliyor. Bundan seneler sonra bu robotlar yaygınlaşırsa size bir konfor alanı sunacak ve evinizdeki çamaşır makinesi işlevini yerine getirse bile onun bir hükmü kalmayacak. Akıllı telefon kullanımı da bu şekilde arttı. Önceden telefonlarımızın bize yeterli geldiğini düşünürdük ancak akıllı telefonlar çıktığında bize sağladığı tüm kolaylıklar bir konfor alanı yarattı ve insanlar da akıllı telefonları kullanmaya başladılar.

 

Sadeleşmek isteyenlere neler önerirsiniz? Sizce, bir kıyafet ya da eşya, ne zaman kalmalı ne zaman gitmeli?

 

Kıyafetlerinizde sadeleşirken, kıyafetlerinizi elinize alıp şunu sorabilirsiniz; ‘’Bu kıyafeti giymek bana keyif veriyor mu?’’ Ben şu şekilde yapıyorum. Eğer bu soruya cevabım net değilse o kıyafeti alıp belirlediğim bir rafa kaldırıyorum. Sonrasında 2-3 ayda ya da 6 ay gibi bir sürede o kıyafete dönmüyorsam muhtemelen bir daha dönmem diyerek o kıyafeti gözden çıkarıyorum. Çünkü o kıyafet artık benim için yükten başka bir şey değil. Toplumsal cinsiyet rolleri sebebiyle kadınların daha çok ev işleri yapmak durumunda kaldığı bir gerçek. Fakat şuna inanın ki, sadeleştikçe ve ferahladıkça gereksiz sorumluluklarınızdan arınıp kendinize daha çok vakit ayırabiliyorsunuz. Daha çok kitap okuyup, daha duyarlı olmaya başladığınızı görebiliyorsunuz. Bu noktada, size artık yük gelen kıyafetlerinizi Tarz2 ile elden çıkarabilirsiniz. Buna önce paylaşım olarak bakılmalı.

 

Gardırobunuzu ferahlatırken Tarz2 ekibi olarak size hangi açıdan fayda sağladık?

 

 

Sadeleşme sürecinde iyi ki ilk size denk geldim. Çünkü bana adım adım yardımcı oldunuz. Satış kitiniz o kadar açık ve net ki, sonrasında da her şey tıkır tıkır işledi. Beni öncelikle duru hizmetinizle etkilediniz. O kadar titizsiniz ki, bu yüzden sitenizdeki her şey sıfır gibi. Giyilmeyen kıyafetleri değerlendirip yeniden kullanıma kazandırmak konusunda müşterilerinize özenle hizmet vermeniz takdire şayan bir çaba. Sisteminiz çok kolay işliyor. Kontrollerinize çok güveniyorum. Size bir ürün gönderdiğimde gözümden kaçan bir kusuru muhakkak görebileceğinize inanıyorum. Bu açıdan baktığımda, sitenizden bir alışveriş yaptığımda da çok iyi ürünler göndereceğinizden hiç kuşkum yok.

 

İkinci el giyim hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

 

 

Dünyada ikinci el giyimin çok daha yaygın olduğunu fakat ülkemizde bazı kültürel kodlar sebebiyle önyargılar olduğunu söyleyebilirim. Geçmişe olan özlemim fazla olduğu için ikinci el alışveriş yapmayı hep sevmişimdir. 80lerin, 90ların modasını yakından takipteyim. İkinci el giyimde, satın alacağınız bir ürünün sahibini merak ediyor, acaba sahibi ölü mü diri mi diye sorguluyor olabilirsiniz. Ancak satın aldığınız ikinci el bir kıyafetin bakımını yaptığınızda, onu yıkayıp ütülediğinizde, o ürün sizin oluyor. Onu gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Son dönemdeki tekstil üretimine baktığınızda, o sahibi ölü mü diri mi diye sorguladığınız ya da başka nedenlerle önyargıyla yaklaştığınız ikinci el kıyafetlerden çok daha sağlıksız koşullarda ürünler satın aldığınızı söyleyebilirim. Sıfır etiketi yanıltmasın sizleri. İkinci el alışveriş bu yüzden daha bilinçli ve duyarlı geliyor bana. Tarz2 bu açıdan sunduğu profesyonel hizmetiyle ülkemizde çok güzel bir atılıma imza attı. Ekibinize bu yüzden gönülden teşekkür ediyorum. Ben mesela yurt dışına çıktığımda önce vintage shoplara, ikinci el mağazalara bakıyorum. Çünkü özgün bir stil oluşturmak da güzel. Sıfır tüketimden ziyade ikinci el giyime daha olumlu bakış açıları kazanmamız gerekiyor. Türkiye’de ikinci el giyime karşı kalitesi yüksek bir standart oluşturduğunuz için sizleri tebrik ediyorum. Türkiye’de bu kadar sistemli ve düzenli çalışan tek oluşumsunuz.

 

Gelecekteki hedefleriniz nelerdir, okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

 

İnsanların, hayatın tadına varmaları için çok rahat bir alanmış gibi görünen konfor alanından çıkmalarını öneriyorum. Ev, gardırop ve hayata bakış açınızda daha çok ferahlamaya bakın. Hayatınızı minimalize edin. İkinci el giyime daha olumlu bakın, daha sade ve tasarruflu bir yaşama geçiş yapın. Metalarla var olan bireyler olmayalım.

 

 

 

Buse Toptaş’a, keyifli ve ilham veren röportajı için çok teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

 

Hakkımızda
Tarz2, satıcının ve alıcının karşılıklı olarak kazanç sağladığı, kadın, erkek, çocuk ve bebek grubu ürünlerini bünyesinde barındıran ve sürdürülebilir modayı destekleyen ikinci el alışveriş platformudur.
Takip Et
alisverise-basla
sat-ve-kazan