tarz2 destek 08503020912 0 (850) 302 0912
0 0
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır.
Kapat
Ara

Selen Baranoğlu ile Sade Yaşam Üzerine

Okyanusu Gezen Kırmızı, Basit ve Mutlu Yaşam kitaplarının yazarı Selen Baranoğlu ile sade yaşam, tüketim kültürü, ikinci el giyim ve Tarz2 ile ilgili bir röportaj yaptık. 

 

Bize kendinizden bahseder misiniz?

 

ODTÜ İngilizce Öğretmenliği bölümü mezunuyum. 2005’te mezun olduktan sonra akabinde ODTÜ İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek lisansımı yaptım. 2017 yılında ‘’Okyanusu Gezen Kırmızı’’ adında bir çocuk kitabı yazdım. 2018’de ‘’Basit ve Mutlu Yaşam’’ kitabımı çıkardım. Yeni kitabım ise yeni yılla birlikte çıkacak. Bunun dışında edebiyat dergilerinde, deneme ve öykü yazıyorum.

 

Sade yaşama geçiş yapmaya ilk ne zaman karar vermiştiniz? Sizi buna iten sebepler neydi?

 

Sade yaşama geçiş yapmaya çocuklardan sonra karar vermiştim. Çünkü eve çok fazla eşya almışız. Evde artık nefes alacak yer kalmamıştı. Her tarafta bebek eşyası, mutfak eşyası vardı. Eve gelen ziyaret ve hediyelerden sonra, sakinleşmek için kitap okumak istediğimde, evde kendime alan bulamadığımı fark ettim. Evde eşyalar köşelere kurulmuştu ama bana yer yoktu. Sade yaşam ile ilgili ilk adım olarak, ‘’Basit ve Mutlu’’ adında bir blog açtım. İlk yazılarımı o blogta, annelik ve çocuk üzerine yazdım. Sonra sadeleşme sürecim başladı ve o süreçte de ‘’Basit ve Mutlu Yaşam’’ adlı kitabımı yazdım.

 

 

Tüketimin günden güne arttığı bu dönemde özellikle sosyal medyada sadeleşme akımı başladı. Sizce insanlar neden sadeleşmek, ferahlamak istiyor?

 

Onlar da fark etti. Çünkü eşyanın kölesi olmuştuk. Bundan 2-3 yıl önce sadeleşme akımı yoktu. Ben kitabı yazarken etrafımda kimseden sadeliği, minimalizmi duymuyordum. O dönemde sosyal medyada annelik üzerine paylaşımlar modaydı. Daha sonra sosyal medyada sadeleşme akımı başladı. Basit ve Mutlu Yaşam kitabım da sadeleşme kavramının yayılmasına önayak oldu. İnsanların bir kısmı popüler olanın peşinden giderken bir kısmı da hakikaten evde ne kadar çok eşyası olduğunu fark etti. Ferahlamanın asıl güzelliğini, sadeleşmenin özünü kavrayabilenler yaşıyor.

 

Bizi daha çok tüketmeye sevk eden, satın alma arzumuzu tetikleyen etkenler nelerdir? Boşluklarımızı ya da eksikliklerimizi kapatmak için alışveriş yapıyor olabilir miyiz?

 

Kapitalist sistem; insanların eksikliklerini ortaya çıkaran ve bizi eksikliklerimizden yakalayan bir sistem. Sana, sen kendini hangi konuda eksik hissediyorsan, alışveriş yaparak o eksikliğini kapatabilirsin der. Kendinde gördüğün eksikliklerini kapatacak gücünün, kendi potansiyelinden geldiğini düşünmüyorsan, eksikliklerini satın alarak kapatmaya çalışırsın. Hâlbuki eksikliklerini kapatman için üretmen gerekir.

 

Sadeleşmek isteyenlere neler önerirsiniz? Sizce, bir kıyafet ya da eşya, ne zaman kalmalı ne zaman gitmeli?

 

Sadeleşirken gaza gelip, her şeyi, özellikle de ihtiyaçları olan şeyleri atmamalılar. Bu konuda organize olarak hareket etmek ve kendi önceliklerini göz önüne almak gerekiyor. Eşyalarını fark ederek ayıklamalılar. 6 aydır ya da 1 yıldır kullanmadıkları bir eşyayı, muhtemelen bir daha kullanmayacaklarını söyleyebilirim.

 

Gardırobunuzu ferahlatırken Tarz2 ekibi olarak size hangi açıdan fayda sağladık?

 

Gardırobumuzu ferahlatırken en büyük sorun; evden çıkaracağımız kıyafetleri nereye vereceğimiz sorunuydu. Dolapta; etiketi üzerinde, yeni, hiç kullanılmamış kıyafetler oluyordu. Oysa benim kullanmadığım bir ürün, başka birinin hayatında işe yarayabilirdi. Tarz2, daha da yayılmalı ki insanlar ikinci el kıyafetlerin el değiştirmesini normalleştirsin. İnsanlar, bir kere giyilmiş bir ceketi 3 liraya satın almak varken, neden sıfırına 13 lira vereyim diyerek sizden alışveriş yapabilirler. Bu güzel bir bilinç oluşturur. Bu nedenle Tarz2, daha fazla fark edilmeli. Fakat bizim kültürümüzde ikinci el giyim, ‘’Başkasının eskisini mi giyiyorsun?’’ diyerek yadırganabiliyor. Siz bu konuda olumsuz algıyı yıkmak için titiz davranıyorsunuz. Ürünlerinizi size gönderecek kişilere bir poşet gönderiyor, ürünler size geldiğinde satışa çıkarmadan önce ütülüyor, stüdyoda mankenin üzerine giydirip vitrine çıkarıyorsunuz. İnsan sizden alışveriş yaptığında; özensizce paketlenip, ortalığa atılmış gibi bir ürün satın almayacağını biliyor. Sanki mağazadan satın alır gibi. Bununla birlikte, kriterlerinizin olması da beğendiğim bir özellik. Kıyafetlerdeki yırtığı, söküğü, lekeyi, hiçbir şekilde kabul etmiyorsunuz. Bir örnek vereyim; kız kardeşinin kıyafetini, tiksinmeyeceği için herkes giyer ama tanımadığınız biri için, bu kıyafeti ne kadar giymiştir acaba sorusunu sorabilirsiniz. Bu açıdan Tarz2, tanıdık bir aracı gibi. Sitesinden satın aldığımız bir ürünü size temiz gönderiyor ve ürünün size ulaştığında sizi hayal kırıklığına uğratmayacağını garantiliyor.

 

İkinci el giyim hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

 

Kardeşimin ya da samimi bir arkadaş grubumdaki insanların kıyafetlerini giyebilirim ve de bundan gocunmam. Önceleri, tanımadığım bir insanın kıyafetini giymem, hiç bilmediğim bir yerden alışveriş yapmam diyordum. Fakat siz titiz çalışıyorsunuz. Bu yüzden artık ikinci el giyime daha sıcak bakıyorum. Sitenizde vitrine çıkmış bir ürününüzü satın alabilirim çünkü siz zaten o ürünü kontrolden geçiriyorsunuz. Ürünün temiz olup olmamasına bakıyorsunuz ve gerektiğinde ütüsünü bile yapıyorsunuz. İşte o zaman o ürün kullanılır. Ayrıca ikinci el alışveriş, bütçe için de daha faydalı. Örneğin; birinin kullandığı ama atmak istediği bir cekete başkasının ihtiyacı varken, o ceket, niye yeni kaynaklar tüketilerek üretime girsin ki? Ama ikinci el giyimde kriterler daima olmalı. Çünkü herkesin ikinci eli giyilmez.

 

Gelecekteki hedefleriniz nelerdir, okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

 

Yeni çıkacak kitabımda, sadeleşirken dikkat edilmesi gereken ‘’Neden, nasıl, uygulama ve pekiştirme’’ başlıklarını anlatıyorum. Örneğin; bizim kültürümüzde çeyiz var, yatıya misafir gelmesi diye bir şey var. Peki, bunlarla birlikte nasıl sadeleşeceksiniz? Örneğin; Japonlar size, sadece bir nevresiminiz olsun diyebilir ama onlarda yatıya gelme kültürünün olmadığını belirtmek istiyorum. Sizin akrabalarınız yatıya gelebilir. Bu yüzden bunun gibi pek çok örneği düşünerek, rehber niteliğinde bir kitap daha yazıyorum. ‘’Basit ve Mutlu Yaşam’’ tarzını, dört ayaklı bir masa gibi düşünebilirsiniz. Eşyalarınız, zihniniz, görev ve sorumluluklarınız ve mutluluğunuz. Bununla birlikte, insan ilişkileri üzerine de yazılar yazacağımı söylemek istiyorum.

 

 

 Tarz2 ekibi olarak; Selen Baranoğlu’na bu keyifli ve ilham veren röportajı için çok teşekkür ederiz.

 

 

 

 

 

 

Hakkımızda
Tarz2, satıcının ve alıcının karşılıklı olarak kazanç sağladığı, kadın, erkek, çocuk ve bebek grubu ürünlerini bünyesinde barındıran ve sürdürülebilir modayı destekleyen ikinci el alışveriş platformudur.
Takip Et
alisverise-basla
sat-ve-kazan